..


7.11.2009 · Kategori: umut kapısı


“Allahın kazasından kaderine sığınıyorum”

Yorum (0) Yorum yaz!

bi inşirah ver..


3.10.2009 · Kategori: umut kapısı

Ey can...


Üzülme ve üzme güzel yanlarını..
Yıkılma, dik kal!!
İyiki Rabbimin inşirahı var..
Unutma zorluk varsa,
önünde ve ardında kolaylık var..

Yorum (4) Yorum yaz!

Lâ tahzen!


14.6.2009 · Kategori: umut kapısı


Üzülme!

Üzülebiliyorsan bir kalbin var demektir. Kalpsizler üzül(e)mezler ki. Ne mutlu sana ki, üzülebiliyorsun. Dokunan var demek ki kalbine. Ya dokunulmasaydı kalbine. Ya hüznün gönül toprağını karmasına izin verilmeseydi. Demek ki gözden çıkarılmadın. Demek ki sen hâlâ bir umut tarlasısın.

Üzülme!

Üzülüyorsan, Biri var ki cılız varlığını düştüğü çamurdan kaldırmak istiyor. Onun için dokunuyor kalbine. Kıymetini bil ki, üzmeye değer görüyor seni. Hüzünlerin kalbinin toprağını allak bullak ediyorsa, sen ekilmeye layık bir topraksın demektir. Kaygıların vuruşuyla tuz buz oluyorsa taş katılığında büyüttüğün güvencelerin, yarılan göğsüne umut fidanları dikiliyor demektir.

Üzülme!

Yüzün yerde geziyorsan, ellerin boynuna sarılı ise, içini ısıtacak haberlerin mürekkebi damlıyor olmalı ömrünün defterine. Kar yağıyorsa güvendiğin dağlara, yarının ovalarında rengârenk çiçeklerin olacak demektir. Hırçın fırtınalar sarsıyorsa sevinçlerinin zirvesini, rüzgârlar dövüyorsa umudunun yamaçlarını, bir yüce dağsın sen demek ki, az bekle, eteğinden serin pınarlar akmaya başlayacak demek ki…

Üzülme!

Üzülüyorsan, şımaramazsın. Kibrin kirli tuzağına düşemezsin. Kendini beğenmişliğin çamuruna dolaşmaz ayakların. Uzak geçersin isyanlı yollardan. Heveslerinin ardı sıra düşüp nisyan uçurumlarının başına sürüklenmezsin. Seni Biri yakınlığına çağırıyor demek ki… Gözden çıkarmamış olmalı seni.

Üzülme!

Üzülüyorsan, bir kutlu teselli kapısının önünde bekletiliyorsun demektir. Gözlerini kaldır vefasız dünyanın eşiğinden. Gönlünün elinden çıkar sebeplerin boş avuntularını. Umudunu kes sahte doymalardan. Yüreğini küstür coşkulardan. Kapı açıldı açılıyor demektir.

Üzülme!

Üzülüyorsan, kaybedeceğin bir şeyler var demek ki… Kaybedeceği bir şeyi olanlar çoktan kazanmışlardır. Eline geçmeyenleri saymakla tüketme nefesini, elindekileri saymaya başla. Hepsini saysan bile, nefesini saymaya nefesin yetmeyecek demektir. Bak işte zenginsin.

Üzülme!

Seni bir “İşiten” var. Seni senin kendini bile sevmenden önce O sevdi seni. Senin kendini bile bilmediğin unutuş kuyularından çekip çıkardı seni. Çektiğin acılara habire meşgul çalan telefonlar gibi kör ve sağır değil O. Yüreğinin her yangınına O yetişiyor. Ayrılıklarına ve sıkıntılarına metal soğukluğundaki plazalar gibi umursamaz değil O. Yitirdiklerinin hepsini sana iade edeceğine söz veriyor. Sevdalarına ve özlemlerine çok seçenekli sınav kâğıtları gibi tatsız ve tuzsuz formüller sunmuyor. Seni herkesten çok anlıyor, seni senin kendini düşündüğünden çok düşünüyor. Gözyaşlarınla imzalayasın istiyor yakarışlarını. Bir ebedî çerçevenin içinde, gösterişsiz bir kullukla fotoğraflamak istiyor seni. Dağılıp giden ömür kırıntılarının arasından sıcacık bir kardelen ümidi devşiresin istiyor. Keyfinin çatlak kabuklarının arasından sonsuz teselli pınarları akıtmak istiyor.

Üzülme!

Varlığının tenine çiziktir her hüzün. Varlığından haber verir üzüntün. Hatırlar mısın, bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey bile değildin? Hiç umursanmadan çöpe atılabilecek kirli bir su iken sen, yüzüne bir tek O baktı. Kimselerin arayıp sormadığı, önemseyip adını bir kenara yazmadığı o günlerde, senin adını ilk O andı. Hatırını bildi. Seni yanına aldı. Hep yanında oldu. Sen seni unutup da başını yastığa koyduğunda bile, seni her defasında sabaha çıkardı. Sen Onu defalarca unuttun ama O seni asla unutmadı.

Üzülme!

O’nun en sevdiği kulu da yalnız kaldı. Taşlandı. Sürüldü. Yaralandı. Aç susuz kaldı. Yuvasına uzaktan gözleri yaşlar içinde baktı. Mağarada yapayalnız ve korunmasızdı. Senin gibi üzülen yol arkadaşına sonsuz müjdeler veren tebessümüyle fısıldadı: “Lâ tahzen, innAllahe meânâ.”

Üzülme!

Kaldır yüzünü yerden. Omuzlarından sarsıp kendine getirmek istiyor seni Sevgili. “Rabbin sana küsmedi ki…” Gözlerinin içine içine bak sevdiklerinin. “Rabbin seni unutup yalnız bırakmadı ki…”

Senai Demirci

fotoğraf: Gürcan Alemdaroğlu

Yorum (2) Yorum yaz!

..Kutlu Doğum; Gül Çağı..


8.3.2009 · Kategori: umut kapısı



Bahardı... İçerde Âmine’nin kucağında nur ile yıkanmış bir Gül kokusu vardı...
Kaç bin senedir beklenen yâr meğer o yârdı.
 Arasına sınır taşları dikilmiş zamanın saadet damıttığı çağlar işte o çağlardı.
Gece seherlere uzardı ve dudaklarında Âmine’nin “Gülüm!” diyen bir gülümsemesi vardı..
 Sevgili o gece bir “Gül” oldu..

..

Gel ey vahdetin Gül’ü hasretin Gül’ü...
Kokunla gel ve renginle gel!..
İlhamın ve âhenginle gel!..
Aşkınla olmazsa sevginle gel!..
 Gel ki serazad kuşlarca süzülsün yürekler çiçeklere;
 ve çiçekler yenik düşsün aşkını eleyen kelebeklere...

İskender PALA

Yorum (7) Yorum yaz!

Söz Uçar dua kalır..


30.1.2009 · Kategori: umut kapısı


Nice sözler söylenir ama unutulur bir zaman sonra...
Kalpten gelmeyen sözlerin ömrü bir nefesliktir.
Bir nefes sonra kaybolup giderler ama kalbin sözü unutulmaz.
Kalp sözünü hiç unutmaz.
Kalbin sözü hedefine ulaşmadan yere düşmez.
Kalbin sözü kalpten bir ruhla doğar ve ulaştığı yere hayat verir.


Kalbin sözü hiç ölmez.
Hatta kalp söze ihtiyaç bile duymaz, kalbin sözü sevgidir.
İşte bu yüzden;

SÖZ UÇAR,SEVGİ KALIR.

Bazı sözler vardır kalbe iner. Kalbi diriltir o sözler.
Semalardan kalbe gelir, ruh beslerler.
O sözden her bir harf bir meleğin omuzlarında iner.
Ve insanın ayaklarını dünyadan keserler.
O sözler ki taşa değse,taş parça parça olur,göz göz olur ağlar,
yürek olup toza döner,semaya uçar.
O sözler ki semanın kalbinden gelir.
Bu yüzden:

SÖZ UÇAR,VAHİY KALIR.

Sözler vardır dünyadan öte, kalpten içeri...

Sözler vardır yerden gelen ama semaya emanet edilen...

Cennetin duvarları o sözlerle örülür.
Gözyaşları o sözlere eşlik ederler.
O yaşlar toplanır, Cennetin ırmakları oluverirler.
Bu yüzden o sözler dudaklardan çıkar çıkmaz meleklerin kanatlarında semalara yükselir,
Rabbin kapısına serilir. Onun cevabı özlenir.
Özlenesi sözlere hasret ve hayretle beklenen cevap iliştirilir.
Dua edenin kalbine iletilir. İşte bu yüzden:

SÖZ UÇAR, DUA KALIR...

İsmail Acarkan

cumamız mübarek ola..

Yorum (3) Yorum yaz!

BeN FiLiStİNLi ÇoCuK!!


9.1.2009 · Kategori: umut kapısı




Ben Filistinli çocuk;
Yoksul aç, Bir dilim ekmeğe, Bir yurdum suya muhtaç.

Ben Filistinli çocuk;
Açsa güzel çiçekler, Görmez gözüm
Bana silah uzanır, Gül ve çiçek yerine...
Burada gül değil, Gülleler vardır.



Ben Filistinli çocuk;
Unuttum oynamayı, Unuttum oyuncakları
Bir tek oyun var bildiğim; Sapanla savaşmak...
Silahtan başka,oyuncak da görmedim zaten..



Ben Filistinli çocuk;
Doğduğumda kendimi savaşın içinde buldum.
Gözümden yaş değil, Kan gelir...
Ben dövüşürüm, Zulmün tankına karşı.
Oyun nedir? Tatmadım ben,
Benim oyunum savaşmak,
Hem oyunda vurulursan;
'EBE' olunur.
Ben oynarken, Şehit olurum...




Ben Filistinli çocuk;
Ne zaman duyulacak feryadım?
Ne zaman duyulacak ahım!!
Ne zaman!...
Ne zaman yok artık, Düşünecek vakit de!...
Sen okula başladığında, Ben savaşta olacağım.
Kitap, defter görmedim.
Kuş nedir? Çiçek nedir? Ninni nedir? Sevgi nedir?BİLMEDEN!!...




Ben Filistinli çocuk;
Söyleyin, söyleyin!
Nedir benim günahım?...
Ne zaman duyulacak ahım!
Ne zaman !...
Vatanında garip esir,
Gülmeyi unutmuş...
Gözlerinden boncuk boncuk,
Yaş değil KAN gelen
Çocuklar da olduğunu bilmenizi isterim.


Ey yeryüzü çocukları!..
İnsanlık ölmesin diyenler!...
Kardeşsek eğer;
Gelin de!...
Beraber gülelim,
Beraber oynayalım,
Beraber yaşayalım....

alıntı..

Yorum (9) Yorum yaz!

İşte Vahşet!!


28.12.2008 · Kategori: umut kapısı



Dünya, tarihin gördüğü en vahşi soykırım girişimlerinden birine sahne oluyor. Irkçı emperyalistlerin başını çektiği İsrail, bütün dünyanın gözleri önünde bir soykırım gerçekleştiriyor. Siyonistler, insan haklarını karakterlerine uygun bir şekilde ihlal etmeye devam ediyor. Zalim işgal güçleri, tasallutlarıyla çocuklara, kadınlara varana kadar herkese, her türlü saldırıda bulunmayı sürdürüyor..



hala dünyada asıl katillerin kimler olduğunu göremeyen zavallılar..
Siz özür dileye durun..
Gözünüzün önündeki bu vahşet içinde karşı koyabiliyormusunuz..
Hayır.. Çünkü sizin gibi zavallılar doğru olana değil doğru olduğu söylenene inanırsınız..



Ey Yüce Rabb'im şu senin dinin için mücadele eden kullarını şu melanet kavimden kurtar.. Onlara öyle bi müsibet ver ki kimseye bulaşacak halleri kalmasın..
(amin)



kendilerine Rasulullah (S.A.V) tarafından maymunun kardeşleri şeklinde hitab edilen yahudiler..
Birgün bu yaptığınız soykırımın cezasını bulacaksınız.
Bir ağaç dışında saklandığınız her yer sizi ele verecek işte gün bizim için bayram olacak..


İsrail'e protesto by you.

Allah zul celal bir gün nurunu tamamlayacaktır..
Bu zafer tevhidi manada Allaha ve rasulune itaat edenlerin olacaktır.


Yorum (11) Yorum yaz!

vakt-i cuma


12.12.2008 · Kategori: umut kapısı



Neydi umut; sevmekti birbirini, dava ve Rabbi için mucadele vermekti.
Haykırmaktı dağlara..
EHAD diyebilmekti sonunda ölüm olduğunu bile bile .Ve bilmekti çilenin içinde hayat var.
Hayatın sahibine KUL, Davanın sahibine ÜMMET olabilmek duası ile....
Cumamız hayr olsun..

Yorum (2) Yorum yaz!

Bayramımız Mübarek Olsun :)


7.12.2008 · Kategori: umut kapısı

İbrahim'ce adamanın ve İsmail'ce adanmanın adı olan Mübarek Kurban Bayramınızı; Ümmet'in mazlum coğrafyalarını unutmadan ve adına yakışır şekilde
ihya edebilmeniz duası ile tebrik eder,
size ailenize ve sevdiklerinize huzur ve saadet vesilesi olmasını temenni ederiz..

 
Bir tebessümlük SEVGİyi,
Bir teşekkürlük VEFAyı,
ve birkaç kelimelik GÜVEN telkinini
Birbirimizden esirgemeyelim ki,
Kardeşliğimiz baki olsun..

Yorum (7) Yorum yaz!

Sen ve Son..


24.11.2008 · Kategori: umut kapısı


fotoğraf : hodolomax

Ey beni herkes unuttuğunda anan Rabbim!
Yüzümü, elimi, gözümü, bakışımı, dokunuşumu veren Rabbim!
Beni Seni unutanlar arasından çıkar al!
Beni bensiz bıraksan da, Sensiz bırakma!


N’olur Rabbim! Şu biricik ânımı ebedin rüzgârlarına kat ve beni Sana daim yakın eyle!
Yalnız Seninle kalmakla kalabalıklaştır beni! Bir secdede biriktir varlığımı!
Beni Sana açılan ellerimde çoğalt! Beni Sana karşı fakir olmakla zenginleştir!
Kendimi Sende unutayım ve öylece kapansın gözlerim ve öylece çözülsün ellerim.
Dilim öylece sussun ve tenim öylece çamura katışsın ve bu mürekkep lekeleri kısacık vuslatımın hatırası olsun.
Unutulmasın sözlerim; unutkanlar unutulacaklarını hatırlasınlar diye...

Senai Demirci / Sen ve Son

Yorum (5) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »